3 Mayıs 2005 Salı

331.Kısa Dönem Yedek Subay Sınavı

331.Kısa Dönem Yedek Subay Sınavı

Bizden sonra sınava girecek adaylara yol göstermek babında -bilgilendirici olması adına yazılmıştır. Yorum yapacak kişilerin konunun Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili olması dolayısıyla 5237 STCK'nun 318.maddesine aykırı olarak yapacakları yorumlar yayınlanmayacaktır.

"Anlatılmaz yaşanır!" denecek olaylardan yedek subaylık sınavı. Okulun bitmesiyle sırası gelen herşey gibi sıra askerliğe gelmiş oldu. O engelide aradan çıkarmak için öncelikle bağlı bulunduğum Askerlik Şubesine başvurumu yaptım. Gerekli işlemler tamamlandıktan sonra sarı bir zarf verdiler...

Sınav hakkında ufak çapta araştırma yapmak için internetteki yazılara baktım. Önceden sınava giren adaylar neler yapmış? Prosedür nasıl işliyor? öğrenmek için. Ve anladım ki: erken davranan yol almış. Üniversite günlerimden yakın arkadaşımlardan birini de alıp gece 24:00'de yola koyulduk. Arkasından Soğanlık'tan başka sınava girecek bir arkadaşı daha aldık. Toplamda üç kişi çıktık yola. 00.30 gibi Tuzla Piyade Okulu'nun önüne vardığımızda "Vay vay vay..." dedim. Nizamiye'nin önü insan kaynıyor. Otoparka girmek için bile çebelleştik o kalabalığın içinde. Yer bulduğumuza şükrederek arabayı park ettikten sonra bizlerde o güruhun içine karıştık.

Derken saat gece 01.00'i buldu. Yarım saatlik bekleyişin ardından askerlerden birinin el işaretiyle bütün kalabalık nizamiyenin önüne yığıldı. Ardından tek tek içeri almaya başladılar. Askerler üstümüzü aradıktan sonra numara verme işlemi için içerde kuyruk oluşturuldu. Netice de 2 saatlik uğraşın sonucunda numarayı alabildim. Numara sırasına göre içeri çağrılacağız. Numaram 1506.

Numarayı almakla iş bitmiyor. Asıl çile ondan sonra başlıyor. Numaralar okunmaya sabah 08:00 de başlanacağını, sakal tarşı olmadan gelenleri içeri alınmayacağını öğrendik. Arkadaşlarla aramızda konuştuk. En iyisi eve gidip yatıp sabah tekrar gelmek. Dönüş yoluna çıktık. Arkadaşları evlerine bıraktıktan sonra saat 05:30 gibi yine aynı yerlerinden aldım arabamla. Saat 06:00 gibi vardık Tuzla'ya. Bu seferde arabayı park edecek yer yok. Kalabalık 2-3 misli katlanmış. Arabayı istasyonun arka tarafına park ettim. O ara yağmurda başladı.

Yeni gelenler içeri girmek için oluşturulan kuyruğa girmişler. Kuyruğun başı gözüküyor ama sonu yok: muamma. Otoparkın içindeki boşluklar arasında kuyruklar oluşturulmuş. Baktık numaranın okunmasına daha çok var. Tuzla sahiline bir sabahcı kahvesinde gazeteleri şöyle bir bakıp, çaylarımızı içtikten sonra kalktık. Saat 09:00gibi Nizamiye'nin önüne döndüğümüzde numaralar okunmaya başlanmıştı. Nihayetinde 10:30 gibi sıra bize geldi. İçerde beşerli gruplar oluşturalarak kışla içerisinde beklemeye başladık. (-İçeride bolca zamanınız oluyor. Çoğu kişi ya sigara içiyor. Ya gazete okuyor. Onun için yanınızda kitap, gazete, dergi v.s. tarzında birşeyler getirmenizde fayda var) Bir yarım saat daha öyle gitti.

Saat 11:00 gibi bir kıdemli başçavuş gelerek içerde yapılacak tüm işlemler bitene kadar kendisiyle beraber yapacağımızı anlattı. Amaç grubu dağıtmadan, hızlı bir şekilde işlemleri tamamlamak. Yine 5-10 dakikalık bir bekleme daha. Sonra yürüyerek bir binanın önüne dizildik. Askerlik şubesinden verilen formlar çıkartılarak bina içerisine girdiğimizde nasıl dolduralacağımız tarif edildi. Masalara geçilerek formlar tarif edildiği şekilde doldurulup asıl aday numaramızı almak için bilgisayar başlarına tekrar sıraya girdik. (- Sınava girecek adaylara tavsiyem sakın unutmayın! Her yerde sıra var. Sabrı askerliğimin ilk gününde gayet iyi bir tecrübeyle burada öğrenmiş bulundum. İşiniz bittiğinizde ömrünüzde hiçbir yerde bu kadar sıraya girip, bu kadar beklemedim diyeceksiniz.) Askerlik Şubesinden verilen zarflar alınıp onların yerine yeni sarı zarflar verildi.

En önemli olanı birliğe teslimde yanınızda bulunacak Tebliğ ve Tebellüğ Belgesi. Toplamda 3 adet olan bir sayfaya basılmış matbu kağıdı doldurup, birini kendimize alıyoruz. İkinci tebliğ ve tebellüğ belgesi yeni aldığımız sarı zarfların içine konarak mühürlendi. Üçüncüsünü ise; evrakları toplayan askere verdik.

Sonrasında aldığımız numarayla bina dışına çıkarıldık. Yine sıraya geçme işlemini yaptıktan sonra 15 dakikalik ihtiyaç molası verildi. Yalnız mola süresi içerisinde herkes ihtiyaçını karşılayıp hemen yerine gelmesi başımızdaki komutan tarafından bizzat dipnot olarak düşüldü. Kimi kantine geçti hemen. Kimi lavaboya koştu. Bu arada kantinden alışveriş yapacak arkadaşlara ufak bir hatırlatma. Çay 20 kuruş, ayran 40 kuruş, köfte, sosisli, tavuk arası 1.90 kuruş Rahat rahat karnınızı doyurun. Herkes işini görüp gelmesinin ardından evraklarımız sırayla kontrolden geçirildi. Yüzerli kişilerden oluşan beşli grubumuz sınavın yapılacağı sınava doğru yola koyuldu. .

Olmamız gereken yere işlemler yapılıp yaklaşık 4 saatlik süreden sonra varabildik. Çok şükür. Saat 15:00 civarında sınav salonuna alındık. Yedek subay sınavı 50 sorudan oluşuyor. 25 sözel- 25 sayısal. Süre: 60 dakika. Sorular ALES düzeyinde. Korkulacak birşey yok. Çoğu mantık sorusu. Adayların çoğu sürenin az olduğunu söyledi. Bence hayli hayli süre yeterliydi. Sınav bitti. Dersliklerden çıkıp sıraya girdik. Komutan yine başımızda. Çıkmadan önce son işlem. Adayların evrakları üzerinde hatası ya da eksiği olanlar varsa çağrılarak düzeltildi. Arkasından Nizamiye kapısına yani başladığımız yerden çıkış yaparak askerliğin birinci gününü noktaladık.

Sınav sonuçları 9 -10 Aralık tarihleri arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın kendi sitesinde Yedek Subay Sınıflandırma Sonuçları isimli sol alt köşede bulunan bölümden açıklanacak. 11-12Aralık 2009 günü saat 17:00'ye kadar birliğimize teslim olmamız gereken son gün. İşlemleri bitirmenin rahatlığıyla sınav sonuçlarını bekliyorum bende.

Artık hayırlısı diyoruz. Bakalım birliğimiz neresi çıkacak? Kısa dönem mi? Yoksa uzun dönem mi? yapacağım askerliğimizi. Sabırla bekliyoruz...
Share This

-Oğuz Atay / Tutunamayanlar

Siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, Ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, Ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi).

-Neyzen Tevfik

Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

-Alexandre Dumas

Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu. (3 Silahşörler romanı hakkında)

-Ernesto Che Guevara

Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

-Uğur MUMCU

Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir.

-J.J.Rousseau

Felaketlerimizin çoğu bizim eserimizdir ve doğanın istediği gibi basit, tekdüze ve yalnız bir yaşam sürebilseydik bunların hemen hemen hepsinden kurtulabilirdik.