Film: Persona
Yapım yılı: 1966Yönetmen: Ingmar Bergman
Oyuncular: Bibi Andersson, Liv Ullmann,
Oyuncular: Bibi Andersson, Liv Ullmann,
Margaretha Krook, Gunnar Björnstrand
İkinci soru da ilk soruyu olan cevabı da içine alarak genişletirsek; cinsel bir eylemin ikinci bir kişi vasıtasıyla üçüncü bir şahsa aktarılmasıyla deşifre olmasının dışında Alma'nın, Elisabet'e hayranlığına karşı kendisine böyle davranılması öfkesini bir kat daha arttırmıştır.
"Benim anlamadığımı mı sanıyorsun? Var olmak denilen o umutsuz düşü... Bitene kadar bu oyunu oynamalısın. Ancak o zaman bırakabilirsin. Tıpkı diğer rollerini bıraktığın gibi bunu da yavaş yavaş bırakırsın.” — Persona, 18 Ekim 1966
Film konusunu ve adını Carl Jung'un "Persona" teorisinden almaktadır. Derinlik psikolojisinin üç ana akımıdan biridir: Persona. Diğerleri; bireysel psikoloji ve psikanalizdir. Persona; kişinin toplum karşısında kendini nasıl görmek istiyorsa bu şekilde edindiği kimliktir. Başka bir açıdan bireyin, toplum karşısında geliştirdiği personalar ve genel davranış şekilleriyle topluma ayak uydurması da diyebiliriz.
![]() |
Sahilde aktris Elisabet Vogler ve hemşire Alma |
Drama türünde 7 dalda ödül ve 1 adaylığı bulunan film, temelde bireyin, toplum ile arasında yaşananlar neticesinde kendi iç dünyasında aradığı çıkışı anlatmaktadır. Film, aktris olan Elisabet Vogler (Liv Ullmann) ile hemşire olan Alma (Bibi Andersson) arasında geçmektedir. Bir film çekimi sırasında aniden susan Elisabet, hemşire olarak görev yapan Alma'nın hastanesinde tedavi görmektedir. Doktoru hemşire Alma refakatinde Elisabet'e iyi geleceğini düşünerek yazlığına gönderir. Yazlıkta bu ikili dışında başka bir kimse bulunmamaktadır. Elisabet hiç konuşmamaktadır ve hemşire Alma zamanla büyük sırlarını susmakta olan Elisabet'e anlatmaya başlar. Elisabet ise; Alma'nın sırlarını mektuplarında bir başkasına anlatmaya başlar. Alma bunu mektupları götürdüğü sırada açarak okuması üzerine öğrenir. Bu durum ikili arasındaki ilişkiyi bozar ve aralarına bir soğukluk girer. Bu olaylar sırasında Elisabet'in kocası yanlarına gelir ancak Elisabet yerine Alma'ya Elisabet diye hitap eder. Alma başlarda buna itiraz etse de sonradan bu durumu kabullenir. Bu olaylar olduğu sırada Elisabet ne kadar soğukkanlı ise; Alma onun aksi yönünde o derece duygusal ve sinirlidir.
![]() |
"Persona" filminin bir dergi de çıkmış görselleri |
Bir parantez açmamız gerekirse; "Alma, Elisabet'e neden bu derece kızmıştır? Sinirlenmesine neden olan ona anlattıklarını bir başkasına anlatması mıdır, sadece?"
Bu iki soruya sırasıyla cevap vermek istiyorum. İlk sorunun cevabı; Alma için çok özel olan ve bir başka insana anlatmadığı bir yaşanmışlığını, hiç tanımadığı birine mektupla bildirmesi Alma'yı kırmıştır.
![]() |
"Persona" filmi afişi |
Peki, hemşire Alma, susarak gerçeklerden uzak durmaya çalışan aktris Elisabet Vogler'e kendisini sonrasında bu derece sinirlendirecek ne anlatmıştır?
Alma, yakın bir arkadaşı olan Catherina ile geçmişte birgün bir sahilde çırılçıplak güneşlendiği sırada hiç tanımadıkları kendilerinden yaşça iki küçük erkekle yaşadıkları cinsel bir birlikteliği bütün yönleriyle anlatmıştır. Bu sırrını faş eden (açık eden) Alma, bunun Elisabet'te kalacağını düşünmüştür. Zira Alma, nişanlı olduğunu da bu gizi anlatmadan önce Elisabet'e bildirmiş, ancak Elisabet bu sırrı mektuplarında bir arkadaşına yazdığını öğrenen Alma'yı çok sinirlendirmiştir.
Filmin başında bir çocuğun bir sedye üzerinde üzerindeki beyaz çarşaf içerisindeki yattığı yerden kalkarak ekranda Elisabet'in yüzüne dokunmasıyla başlar. Film finalinde aynı çocuğun aynı yüze dokunmaya çalışırken ki hareketiyle bitişe varır.
Duygusal gelgitler arasında finale varmaya çalışırken bu hikaye, sürekli Alma, Elisabet ile diyalog kurmaya çalışmaktadır. Ve çocuk, Elisabet'in yüzüne dokunarak hikaye bitmeden önce Alma, Elisabet'e içinde yaşadığı buhrana dair sorular yöneltir. Oğlu olan bu çocuktan neden nefret ettiğini, bu çocuğun dünyaya nasıl geldiğini ve oğlunu doğurmakla aldırmak arasındaki kararsızlıklarını, çocuğa karşı hiç geçmeyen ve dinmeyen psikolojik gerilimlerini, sevgisizliğini, hayatını mahveden bir varlık olarak görmesini yüzüne vurup durur, Alma. Burada çok ince bir ironi yatmaktadır. Filmin temelinde işlenen iki kadının bir araya gelerek ruhlarının karışması da işlenmektedir. Ancak Alma, bir ara Elisabet'in kocası karşısında bu durumu kabullenmiş görünse de genel olarak bu hususu sürekli reddeder. Elisabet'e hayran olsa da kendisinin Alma olduğunu vurgular.
![]() |
Oyuncular Liv Ullmann, Bibi Andersson |
85 dakikalık, siyah beyaz bir film olan "Persona" temelde iki başrol arasında geçen ve iki yardımcı oyuncu ile çok derin açmazlara psikoloji alanına derinlemesine bir çapa atarak cevaplar arayan bir film.
Görünürün dışında insanın yaşadığı gel-gitleri, varoluş sancılarını, doğurganlığın getirdiği o içgüdünün bir kadını hangi duygulara sürükleyebileceğini, ona bakıp anlamaya çalışan başka bir kadının ne düşündüğünü ve en nihayetinde acıdan kaçarken susmanın bir çare olup olmadığı da vurgu yapar.
Hikayenin düşündürdüğü temel soru ise; susmak; etkili bir eylem midir?
Cevaben; o derece etkilidir ki; karşısındaki bu derin sessizlik karşısında bu sessizlik duvarını yıkabilmek için kendi içerisindekilerin bütününü yere dökmektedir.
Başka bir pencereden bakmamız gerekir ise; insanın umutsuz bir varoluş sancısı çekerken susarak topluma karşı çaresiz bir başkaldırısıdır. İki kişi özelinde bakarsak bir karakter çatışmasıdır.
Kült filmler kategorisinde olan "Persona" izlendikten sonra birey-toplum sekansında üzerine uzun uzun düşünülmelidir.
İyi seyirler.