23 Ağustos 2013 Cuma

Sait Faik'ten Mahalle Kahvesi

Sait Faik'ten Mahalle Kahvesi


Ruslar için bir Anton Çehov ne ise; Fransızlar için bir Honoré de Balzac ne ise;
Türkler için de bir Sait Faik Abasıyanık aynısıdır.
Dünyaca pek tanınmamış olmaması rağmen birkaç kitabını okumuş biriyim.
Sait Faik insanı olduğu hali ile tanıyabilen ve kitaplarında olabildiğine sadelikle aktarabilen en iyi yazarlarımızdan.
İşte bu nedenledir ki: 
Türk Edebiyatı ve okuru için.öykücülüğünde önemli bir yere sahiptir.
 
Eğer şimdiye kadar kitaplarından birini okumamışsanız.
Şanslı bir kitapsever değilsin arkadaş.
İşte bu noksanlığı Mahalle Kahvesi'ni okuyarak tamamlayabiliriz.

1950'de yayımlanmış  bir Sait Faik Abasıyanık kitabı.
İçindeki hikayeler şöyle:

Mahalle Kahvesi
Plajdaki Ayna
Uyuz Hastalığı Arkasından Hayal
Dört Zait
Hallaç
Baba-Oğul
Karanfiller ve Domates Suyu
Bilmem Neden Böyle Yapıyorum?
Bir Sarhoşluk
Kınalıada'da Bir Ev
Süt
Gramofon ve Yazı Makinesi
Barometre
İzmir'e
Kış Akşamı, Maşa ve Sandalye
Bir Bahçe
Bir İlkbahar Hikayesi
Sakarya Balıkçısı
Kestaneci Dostum
Söylendim Durdum
Ermeni Balıkçı ile Topal Martı
Sinağrit Baba
Share This

-Oğuz Atay / Tutunamayanlar

Siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, Ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, Ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi).

-Neyzen Tevfik

Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

-Alexandre Dumas

Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu. (3 Silahşörler romanı hakkında)

-Ernesto Che Guevara

Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

-Uğur MUMCU

Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir.

-J.J.Rousseau

Felaketlerimizin çoğu bizim eserimizdir ve doğanın istediği gibi basit, tekdüze ve yalnız bir yaşam sürebilseydik bunların hemen hemen hepsinden kurtulabilirdik.