25 Şubat 2013 Pazartesi

Can Yücel: Hakim Bey Bizim Oralarda

Can Yücel: Hakim Bey Bizim Oralarda

 
  Can Yücel, vakt-i zamanda bir yazısında adamın birisine 'göt' dediği için dava açılmış. Mahkemede Can Yücel şunu anlatmış:
 
Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora getirir hastayı köylüler. Koca devletin koca doktoruna. Doktor hastaya fitil verir ve köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler köylülere. Köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler. Köydeki herkese sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya.
Hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir.

Bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna yanaşmaz. Ne cüret di mi doktoru arayacak bi köylü. Neyse durumun vehameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. Bütün köylü toplanır santrale, muhtar arar, 'Biz ne yapacaamızı bilemedik dohtor bey' felan der işte. Karşıdan doktor bişiler söyler. Muhtar döner, ama arkasına: 'makattan verin dedi dohtor' der. Yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar felan, ama makat ne bilen yoktur yine. Hasta ise giti gidecek, ateşler içinde kıvranıyo baya.
 
İhtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez daha aranmasına karar verilir. Yine kimse aramaz istemez doktoru. Nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir: 'çok kızacak dohtor çok!' diye. Sonunda telefonu açar, durum anlatır, doktor bişiler söyler yine. Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner: 'çok kızacak demiştim; götüne sokun dedi' Yani işin aslı hakim bey 'bizim orada göte göt derler'
 
  • ‘Kara kaşlı bir bulut geldi... Gürledi ama yağmadı değil, yağmadı ama gürledi gitti’...
Cumhurbaşkanı seçilmesi gündemde olan 15. Genelkurmay Başkanı Faruk Gürler için.
  • "Beni derginin kıçına koyanın gelir kıçına korum"
(Leman dergisindeki ilk yazısını derginin son sayfasına koyan Metin Üstündağ'a)
  • Yıllar önce ODTÜ'de yaptığı bir konuşma...
Üç bin kişilik mimarlık amfisi tıklık tıklım dolu, hatta onu dinlemek için ayakta kalan onlarca kişi var...
Can Yücel konuşmaya şöyle başlar:
- Biz hiç bi bok olamadık!
Salondakiler bir anda neye uğradıklarını şaşırırlar. derin bir sessizlik kaplar ortalığı...
Salona gelmeden önce 3 bira ve yarım votka içmesine rağmen muhteşem bir konuşma yapar. Hiç şüphesiz bol küfürlü bir konuşma...
Söyleşinin soru-cevap kısmında ön sıralarda oturan hanım hanımcık bir kız öğrenci parmak kaldırıp Can Yücel'e şöyle sorar:
- Can bey, bizler şiirlerinizi ve düşüncelerinizi çok beğeniyoruz,size büyük bir saygı duyuyoruz ama konuşmalarınızda çok fazla küfüre ve argoya yer veriyorsunuz, küfürlü konuşmasanız olmaz mı?
Can Yücel önce susar, sonra yavaşça doğrulur, o kocaman ellerini kürsünün üzerine koyup:
- Küfür, burjuvazinin ağzında bir lağım çukurudur... Küfür, işçi sınıfının ağzında bir çiçektir!.. deyince salonda müthiş bir alkış kopar.
Sonra tamamen ayağa kalkıp şöyle bitirir konuşmasını:
- Arkadaşlar bugün de çok kafa siktim!!!


  • Yine bir üniversitede öğrencinin biri sorar:

  • Neden okuduğumuz bütün şairler erkek? kadınlardan iyi şair çıkmaz mı?
    Can Yücel şöyle cevap verir:
    Biz şiiri sikimizle mi yazıyoz, ne biliim ben...
    • Can Yücel'e soruyorlar: "Zeki Müren'e niye paşa diyorlar?"
    Cevap:
    Bu memlekete paşalara ibne denemediği için ibnelere paşa deniyor...
    • Türkiye İşçi Partisi zamanlarında bir tüzük toplantısında herkesin komünizmi anlatmaya çalıştığı şöyle olsun, böyle olsun dediği bir toplantıda Can Baba ayağa kalkar ve bir efsaneyi daha patlatır:
    • Beyler beyler, Türkiye'de komünist olmak tüzük değil büzük ister.
    • Bir sergide ortada dolanırken, alımlı bir kadın heyecanla yanına gelir:
    Can bey, tanıştığımıza ne kadar memnun oldum anlatamam. sizin en büyük hayranınızım.
    Can Yücel sırıtır:
    Demek öyle, yatalım o halde?
    Kadın küskün bir ifadeyle bozuk atar:
    Aşk olsun can bey!
    Can Yücel cevaplar:
    Aşk da olacak elbet...
    • Can Yücel'e bir mahkeme çıkışında soru soran gazeteci şu dörtlüğü cevap olarak alır:
    Ne yorum ne forum
    Belki yarın konuşurum
    Öyle gitti ki durum
    Soru sorana korum
    • Bir televizyon programın da genç bir öğrenci soracak soru bulamadığından herhalde şunu sorar
    Hangi takımı tutuyosunuz?
    can baba cevap verir,
    Eşim ve ben genellikle benim takımlarımı tutuyoruz...
    • Can yücel'e sorarlar:
    Efendim nedir bizim memleketteki bu sağcılık solculuk davaları?
    Can Yücel:
    Bu ülkede sabah kalktığında malafat eğer sağ tarafa kaymışsa sağcısındır, yok eğer sol taraftaysa solcu...
    Peki sizinki ne tarafta ?
    İleride daima ileride
    • "Seke seke geldik.. Sike sike gidiyoruz..." sözlerinin sahibi büyük şair Can Yücel, bir takım hayranları ve arkadaşlarıyla bir yerlerde içer, sohbet eder. Aynı grup, sabahın 5'i 6'sı gibi pek de kimsenin bulunmadığı kıbrıs şehitleri caddesinde yürürken, şair birden durur ve yere yatar. Yanındakiler de hemen aynı şeyi yaparlar. Şair, gözlerini kırpmadan gökyüzüne bakmaktadır. Yanindakiler de sıra sıra yerde yatmakta, gökyüzüne bakmaktadırlar. Hayranlardan birisi dayanamayıp sorar:
    Baba, ne görüyorsun, bize de söyle...
    Ondan ulvi ya da şairane bir söz bekleyen vatandaş, aldığı cevapla şok olur:
    Çok sarhoşum amına koyim. :))
    Share This

    -Oğuz Atay / Tutunamayanlar

    Siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, Ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, Ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi).

    -Neyzen Tevfik

    Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

    -Alexandre Dumas

    Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu. (3 Silahşörler romanı hakkında)

    -Ernesto Che Guevara

    Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

    -Uğur MUMCU

    Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir.

    -J.J.Rousseau

    Felaketlerimizin çoğu bizim eserimizdir ve doğanın istediği gibi basit, tekdüze ve yalnız bir yaşam sürebilseydik bunların hemen hemen hepsinden kurtulabilirdik.