6 Kasım 2011 Pazar

Vicdanlarınızı Hangi Köşede Unuttunuz

Vicdanlarınızı Hangi Köşede Unuttunuz

Doğu'da bir köy. O köyde yaşayan küçük bir kız. O kız çocuğunun başına gelen, talihsiz, üzücü ve insan onurunu kıran çocuk istismarı. Kader mi? diyelim. Yoksa sadece  mahkeme kararı ile kapatılmaya çalışılan ve hergün bir yenisi cereyan eden sıradan bir olay mı? sizce.

Çoğumuz N.C.'nin kaderinin ne kadar kötü olduğunu düşünüp, mahkeme kararına isyan ederek, sonucu değiştirmeyecek de olsa olay üzerine kişisel yorumlarımızı yaparız. Bir köşeye geçip tribünden izleriz akabinde gelişecek olan süreci.


Empati kurmaksa: aklımıza bile gelmez çoğumuzun. Çünkü: işimze gelmez. Mağdurun yerine kendimizi koymak.

Kimbilir o çocuk 26 kişi ile istemeyerek, içine çekildiği iğrençlikten belki de haberi olmadan bu insanlık dışı hareketlere maruz kaldı. Yaklaşık bir buçuk yık sürdü N.C.'nin başına gelenler. 13 yaşındaki bu kız çocuğuna bunu yapanları eleştirmek de fayda getirmiyor bizlere. Çünkü: onlar zaten insanlık dışiı bu hareketleriyle insan olmadıklarını ispatlamış oluyorlar. Fakat suç teşkil eden böyle bir olgu da sosyal devletin aradan uzun zaman geçmesine rağmen kamu vicdanını rahatlatacak bir karar vermemesi asıl sorunu teşkil ediyor.

Emin olun N.C. vakası bu tür olaylarda buzdağının görünen yüzü. N.C. gibi bu olaya maruz kalan ve ortaya çıkmayı bekleyen binlerce olay var Türkiye'de...


Cinsel istismara uğramış çocukların hayata bakışları diğer çocuklara oranla çok değişiyor. Cinsel istismara uğramış çocuklar, çaresizlik, öz güven eksikliği, suçluluk ve utangaçlık duygusuyla yaşamını sürdürmek zorunda kalıyor. İstismarın ortaya çıkmasıyla toplumdan eleştiri alan ve ailesi tarafından reddedilen çocuklar, istismarın etkilerini diğerlerine oranla daha ağır şekilde hissediyor.


İstismarın uzun süreli etkilerini hisseden çocukta cinsel duygular ve davranışlar normalden farklı yapı kazanabiliyor. Zedelenmiş cinsellik, ihanet duygusu, acizlik ve damgalanmak korkusunu yaşayan çocuklarda kendini “kötü” olarak algılama eğilimi ortaya çıkabiliyor. Bu durum ilerleyen dönemlerde çocukta geri dönülmez psikolojik hasarlara yol açabiliyor.
Başta bir insan olarak, sonrasında bir baba olarak: gazetelerde, televizyonlarda N.C.'nin küçük yaşta uğradığı bu cinsel saldırıdan çok, ülkünün temeli olan yargı olanlarının verdiği karar vicdanımı rahatsız etti. Kurduğum bu cümle de benimle hemfikir olan arkadaşlar eminim ki: vardır.
Bizler vatandaş olarak, içinde olmadığımız bir vaka da bile vicdanımızı rahat hissetmiyorken; acaba yetkililerin vicdanı rahat mı? 
Emin olduğum, onlarında vicdanlarının rahat olmadığı...
Eğer öyleyse daha vahim bir soru var karşılarında: vicdanlarını hangi köşede unuttukları...

Share This

-Oğuz Atay / Tutunamayanlar

Siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, Ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, Ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi).

-Neyzen Tevfik

Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

-Alexandre Dumas

Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu. (3 Silahşörler romanı hakkında)

-Ernesto Che Guevara

Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

-Uğur MUMCU

Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir.

-J.J.Rousseau

Felaketlerimizin çoğu bizim eserimizdir ve doğanın istediği gibi basit, tekdüze ve yalnız bir yaşam sürebilseydik bunların hemen hemen hepsinden kurtulabilirdik.