7 Eylül 2011 Çarşamba

Para Olmadan Yaşamak Mümkün mü?

Para Olmadan Yaşamak Mümkün mü?

Para olmadan yaşamak mümkün mü? İşte dünya üzerinde birkaç insan bu sorunun cevabını bulabilmek için hayat tarzlarını tam anlamıyla değiştirip parasız yaşamayı seçti. Kimisi vahşi doğada hayatta kalmaya çalıştı, kimisi kendine bir baraka bulup orada kendi yiyeceklerini yetiştirip yoluna devam etti, kimisi de Himalayalar’a doğru zorlu bir yolculuğa çıktı.


İşte böylesi zor bir hayatı seçenlerden birisini anlatacağım arkadaşlar. Bundan bir buçuk yıl önce parayla olan tüm ilişkisini kesti ve yeni bir hayata başladı. 31 yaşındaki Mark Boyle, Kasım 2008′de para kullanmayı bıraktı. Şu anda İngiltere’nin Bristol kenti civarında bedava bulduğu bir karavanda yaşıyor ve sadece gönüllü işler yapıyor.



Kendi yiyeceklerini yetiştiriyor, güneş enerjisi panelinden elektrik üretiyor. Cep telefonu sadece gelen aramalara açık; dışarıyı arayamıyor ve güneş enerjisiyle çalışan bir dizüstü bilgisayar kullanıyor. Sadece sebze yiyor.


2007 yılında “bedava ekonomi” isimli bir internet sitesi kurdu ve insanları bu site üzerinden yeteneklerini ve sahip olduklarını paylaşmaya teşvik ediyor. “Parasız Adam: Ekonomik bir yılın hikayesi” isimli bir kitap yazdı. Böyle, çoğu insanın çılgınlık diye nitelendireceği bu deneyimin başlangıcını şöyle anlatıyor:


“Bir akşam arkadaşlarımla oturup, dünyadaki sorunlardan bahsederken böyle bir fikir aklıma geldi. Birdenbire tüm dünyadaki savaşların, küresel krizin, çevre problemlerinin hepsinin çıkış noktasının para olduğunun farkına vardım.


İşte böylelikle parayı hayatımdan çıkarmaya karar verdim. Organik yiyecekler üreten firmadaki işimi bıraktım, teknemi sattım.


Para ile satın aldığım her şeyin bir listesini yaptım ve onlarsız yaşamanın hesaplarını yaptım. Diş macunu yerine mürekkepbalığı kılçığından ve rezene tohumlarından bir karışım kullanıyorum.


iPod gibi teknolojik aletlerin tümünü hayatımdan çıkardım; şu anda hayatımdaki tek müzik ağaçlardaki kuşların cıvıltısı.


Parasız bir dünyada her şey daha fazla zaman ve çaba istiyor. Fındık kaynatarak yaptığım deterjanımla çamaşırlarımı elimde yıkamak yaklaşık iki saatimi alıyor. Çamaşır makinesi ile ise yarım saatte biterdi.


Aslında bu hayat tarzını çevre bilinci uyandırmak için sadece 1 yıllığına benimseyecektim ama bunu o kadar sevdim ki artık bırakmam mümkün değil. Hayatımda hiç bu kadar mutlu ve bu kadar formda olmamıştım.
İlk başlarda ailem çok tepki vermişti; ancak, şimdi onlar da beni destekliyor; hatta onlar da benim gibi olmaya çalışıyorlar.


Para olmadan sosyalleşmek biraz zor; özellikle de benim gibi biri için. İrlanda’da büyüdüm ve benim yetiştiğim yerde arkadaşlarına barda bira ısmarlamak erkeklik göstergesi gibidir. Şimdi bunları yapamasam da arkadaşlarımı karavanıma davet edip onlarla kamp ateşi etrafında kendi yaptığım yiyecekleri ikram etmek çok hoşuma gidiyor.


Şu anda hayatımda kimse yok; ama çıkardığım kitap ve blogum dolayısıyla birçok kadın benimle ilgileniyor. Parasız olmak bir yana, et yemiyor olmak bile bana ilgi duyacak kadın sayısını azaltıyor. Benim için hayatından parayı tam anlamıyla çıkarabilecek bir kadın bulabilmek en büyük hayalim diyor Mark Boyle...

Share This

-Oğuz Atay / Tutunamayanlar

Siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, Ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, Ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi).

-Neyzen Tevfik

Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

-Alexandre Dumas

Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu. (3 Silahşörler romanı hakkında)

-Ernesto Che Guevara

Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

-Uğur MUMCU

Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir.

-J.J.Rousseau

Felaketlerimizin çoğu bizim eserimizdir ve doğanın istediği gibi basit, tekdüze ve yalnız bir yaşam sürebilseydik bunların hemen hemen hepsinden kurtulabilirdik.