1 Mayıs 2008 Perşembe

Ofis Çalışanlarına Bel ve Boyun Fıtığı

Ofis Çalışanlarına Bel ve Boyun Fıtığı




 
Bilgisayar kullanımının giderek artması, işe bağlı kas iskelet sistemi hastalıklarında belirgin bir artışa yol açtı.


Öyle ki AB ülkelerinde meslek hastalıklarının yüzde 35’inin kas iskelet sistemi ağrılarına bağlı olduğu tespit edildi. Bilgisayar kullananların yarısından fazlası da kas iskelet sistemi hastalıkları ilgili yakınmaları olduğundan dert yanıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Selda Bağış, kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının kişinin yaptığı işe paralel olarak değişmekle birlikte, genellikle boyun ve bel ağrısı olarak görüldüğüne dikkat çekerek, “Uzun süre masa ve bilgisayar başında çalışanlarda boyun ile kol problemleri biraz daha ön planda oluyor. Bu kişilerde öncelikle duruş bozukluğuna bağlı kas ağrıları, kas spazmları gözlenirken, önlem alınmadığı takdirde boyun fıtığı, bel fıtığı, el bilek, omuz ve dirsekte tendon yaralanmaları gelişebiliyor.” uyarısında bulunuyor. Ofis çalışanları, bilgisayar kullanıcıları, telefon operatörleri, sekreterler, öğretmenler, diş hekimleri ve yük taşıyıcıları özellikle risk altında olan grupları oluşturuyor.



Uzun süre sabit pozisyonda oturmak riskli



Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Selda Bağış, kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının temelde uzun süre sabit bir pozisyonda ve uygunsuz posturda çalışmak ya da sürekli tekrarlayan hareketleri yapmaktan kaynaklandığını belirterek, “Çalışma alanının ergonomik olarak düzenlenmemiş olması en önemli faktörü oluşturuyor. Ayrıca iş yoğunluğunun fazla olması, iş stresi ve işteki tatminsizlik de kas iskelet sistemi hastalıklarının görülmesinde diğer etkenleri oluşturuyor” diyor.Bel ve boyun sağlığınız için



Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Selda Bağış, bel ve boyun sağlığınız için işyerinde ne tür egzersizler yapmanız ve nasıl hareket etmeniz gerektiğini anlattı:



8 Egzersiz



Aşağıda yer alan her egzersizi, sandalyede oturarak günde 2-3 kez, 5-10 tekrarlık setler halinde uygulayın.



1- Başınızı sırasıyla öne- arkaya, yanlara doğru eğin ve pozisyonda 5-10 saniye tutup, bırakın. Aynı hareketi elinizle başınızı, başınızla elinizi itecek şekilde tekrarlayın.



2- Omuzlarınızı yukarı doğru kaldırdıktan sonra 5-10 saniye tutup, bırakın.



3- Ellerinizi arkada birleştirerek omuzlarınızı geriye alın. Göğsünüzü öne doğru çıkarıp 5-10 saniye tutuktan sonra bırakın.



4- Ellerinizi birleştirdikten sonra kollarınızı yukarıya uzatıp, önce yukarıya ardında geriye doğru esneyin.



5- El bileklerinizi yukarıya, aşağıya ve dairesel olarak hareket ettirin. Ardından aynı hareketi her iki elinizi birleştirerek tekrar edin.



6- Ellerinizi sık sık yukarı ve aşağıya doğru sallayın. Parmaklarınızı yumruk yapıp, açın.



7- Sürekli oturuyorsanız, kan dolaşımınızı hızlandırmak için ayak bileklerinizi yukarı aşağı ve dairesel olarak çevirin.



8- Bu egzersizi ise ayakta uygulayın. Her iki elinizle belinizden destek alarak geriye doğru esneyin.
Share This

-Oğuz Atay / Tutunamayanlar

Siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, Ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, Ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi).

-Neyzen Tevfik

Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

-Alexandre Dumas

Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu. (3 Silahşörler romanı hakkında)

-Ernesto Che Guevara

Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

-Uğur MUMCU

Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir.

-J.J.Rousseau

Felaketlerimizin çoğu bizim eserimizdir ve doğanın istediği gibi basit, tekdüze ve yalnız bir yaşam sürebilseydik bunların hemen hemen hepsinden kurtulabilirdik.