21 Haziran 2007 Perşembe

Geleceğin Dünyasında Ordulara Gerek Yok

Geleceğin Dünyasında Ordulara Gerek Yok

Silah sanayi geliştikçe ve bütçesi devlet eliyle beslendikçe, insansız imha makinalarını üretmek yavaş yavaş hayalden çıkıp gerçeğe dönüşüyor. Hayata geçiyor. Her yenilekte başı çektikleri gibi (İngiltere ve Japonya ikilisi) bu işte yine ilk iki sırada.


 

- Willh Smith'in başrolünü oynadığı I, Robot isimli sinema filminden bir sahne-

Söze İngiltere kanadından girmek istiyorum. İngiliz Savunma Bakanlığı'ı BBC'de bazı silahlar tanıttı 1-2 gün önce. Tanıtımı yapılan silahlar içinde; kamufle edilmiş tanklardan, görünmez hayalet uçaklara kadar birçok taarruz ve savunma silahı mevcut.Yelpaze son derece geniş.



Her alanda hareket kabiliyetine sahip robotların prototiplerine kadar birçok silah teknolojisi ürünleri bulunuyor. Kullanımı da ayrı bir eğitim ve bilgi gerektiği de dipnot olarak düşüldü programda. Amaç bell aslında. 'Biz yaptık! Güç bizde.' demenin bir başka şekliydi sözde basın açıklaması. Kısaca kendi reklamlarını yaptılar kendi kanallarında. Takdirle karşık kızdım. Bizde neden? böyle işler çıkmıyor. Neden hep dışardan ithal ediyoruz teknolojiyi...



Sonra inceledim internetten. Bir ordunun gereksinimi olan neredeyse her donanım İngiliz Savunma Bakanlığı'nın tanıtımını yaptığı silahlarda var. Bir ordu için gerekli olan herşey tamam. (Kanlı canlı piyade hariç- ilerde robotlar üretilmesiyle bu değişkende yerini makinaya bırakabilir) Silah, uçak, gemi v.s. Yani ilerde devletler orduya bile gereksinim duymadan savaşa katılabilir. İnsanlar, robotlar tarafından bile öldürebilir.



Mesela; askerler bir tank içinde devriye atacak gelecek yıllar içinde. Hatta bilgisayar başında 3.Dünya Savaşı bile başlatılablir -başlayabilir. Olasılık dahilinda.Çünkü; güç kimdeyse, hükümdar o'dur mantığı geçerli gerçek hayatta.



Amerikan hegemonyasını acı tecrübelerini gördükten sonra Körfez Savaşı ve Irakta. Bakkal Hüseyin Amca'nın evinin bir hayalet uçağın akıllı füzesiyle vurulmayacağının garantisini kimse veremez. İşin mizahi tarafı bu. Ama Hüseyin amcanın evinin vurulmasıyla ölmesi kadar da gerçek şuanki durum. Savunmaya özellikle Avrupa toplumundan sonra Çin önem veriyor. Ar-Ge ayırıyor. Peşinden Irak geliyor. Bizimde silah savunmasında Mehmetçik-1 piyade tüfeğinden fazlasını yapmamız gerekli. Yoksa 100 yıl sonra bırakın Tam Bağımsızlığı- Yarı Bağımsız bile olamayız.Çünkü; insan faktörü yerine mücadele robotlar -yani makine boyutuna geçiyor. Bir insanın fiziki şartıyla durumu kıyaslamaya gerek bile yok.



"Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz!" türküsünü dinlerken yerine aslında kimin hükümdar olacağı çoktan belli oldu. 21.Yüzyılda yaşamanın avantajları olduğu gibi dezavantajları da var. Gelecekte ordulara gerek olmayacağı da bunlardan sadece biri...
Share This

-Oğuz Atay / Tutunamayanlar

Siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, Ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, Ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi).

-Neyzen Tevfik

Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

-Alexandre Dumas

Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu. (3 Silahşörler romanı hakkında)

-Ernesto Che Guevara

Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

-Uğur MUMCU

Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir.

-J.J.Rousseau

Felaketlerimizin çoğu bizim eserimizdir ve doğanın istediği gibi basit, tekdüze ve yalnız bir yaşam sürebilseydik bunların hemen hemen hepsinden kurtulabilirdik.