- Siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, Ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, Ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi). -Tutunamayanlar / Oğuz ATAY

21 Ocak 2010 Perşembe

Dünyanın En İyi Bisiklet Markaları

Dünyanın En İyi Bisiklet Markaları

 
Bisikletin markası dediğimizde aslında kadro markasını kastetmiş oluyoruz. Çünkü diğer parçalar zaten farklı markaların oluyor (Shimano vites, Avid fren, Mavic jant, vb).
 

Genel olarak markaları 3 kategoride değerlendirebiliriz:



YABANCILAR

Yabancı ve iyi markaların kadroları kalitelidir. Ar-ge’ye yatırım yaparlar, sürekli geliştirirler. Ömür boyu kadro garantisi verebilirler. Ama fiyatları yüksektir. Veya, aynı fiyatlı bisikletlerde donanımı daha düşüktür. Full shimano donanım kullanmazlar. Bazı parçalarda kendi markalarını kullanırlar. Veya ilk göze çarpan parçalarda shimano’nun üst modellerini kullanırken, diğer parçalarda alt modellerini kullanırlar.



Örnekler:



1) Cannondale:

Amerika’da üretilen bu bisikletler el yapımı (belki bazı alt modellerini farklı ülkelere kaydırıyor olabilir). Kadrolarının kalitesi ile çok beğenilir. Ayrıca kaynak yerlerindeki izlerin düzeltilmiş olması da güzel bir artı. Ben özellikle fatty maşanın hastasıyım. Eksi olarak şunları sayabiliriz: Pahalıdır, az model gelir, tur bisikletlerinin albenisi azdır.

İstanbul’da Delta Bisiklet’te ve Bike and Outdoor’da; Ankara’da Delta Bisiklet’te bulabilirsiniz.

www.cannondale.com







2) Scott:

En iyi markalardan biridir. Albenisi yüksek, eğlenceli tasarımları vardır. Tur bisikleti yok ama hibrid serisi (Sportster) gerekli aksesuar ilavesi ile tur bisikleti olarak kullanılabilir. Ayrıca düz maşalı çok güzel şehir bisikleti serisi (SUB) var. Her iki seri için çok şık bir “city kit” (çamurluk, bagaj, ayaklık) satıyorlar ama Türkiye’de bulunur mu bilmem. Ve tur amaçlı güzel bir MTB serisi de var (Aspect). Tur amaçlı MTB’ler her markada bulunmaz. Hele ki yerlilerde maalesef yok.

Türkiye distribütörü Marintek’tir ama perakende satışları yoktur. Marintek bu dünya devinin temsilciliğini hak ediyor. İstanbul’da Yeşil Bisiklet, Bike and Outdoor ve Intersport mağazalarında; Ankara’da Erdoğanlar’da; İzmir’de Ata Bisiklet’te bulabilirsiniz. İyi markalar arasında Türkiye’de en yaygın olanıdır. Diğer markalara göre daha bol çeşit bulabilirsiniz.

scottusa.com







3) Trek:

En iyi markalardan biridir. Özellikle turculara yönelik geniş bir ürün yelpazesi vardır. Bu nedenle turcular mutlaka Trek’i ziyaret etmeli. Ortaköy’de kendi mağazaları var. Ayrıca İstanbul’da Yeşil Bisiklet’te ve Velespit’te; Ankara’da SDS’de; İzmir’de Sundu Bisiklet’te bulabilirsiniz.

Uzman bir arkadaşım Trek kadrolarının yamuk olduğunu söylemişti. Bunun teknik bir tabiri vardı ama şimdi hatırlayamadım. Bu belki de tek bir sezona ait sorundu, bilemiyorum.

www.trekbikes.com







4) Specialized:

İstanbul’da Aktif Pedal’da bulunabilir. Tur bisikleti seçeneği pek yok. Şehir bisikleti serisi var ama tura uygun olmaz bence.

www.specialized.com







5) Corratec:

Alman markası. Kadroları diğer iyi yabancı firmalara göre biraz daha ağır oluyor gibi geldi ama emin değilim. Bu aynı zamanda daha sağlam oldukları anlamına gelebilir. Tabi hafifliğin bisiklette çok önemli olduğunu unutmamak gerek. Hafiflik ile sağlamlık açısından uygun seçimler yapmak gerek.

İstanbul’da Delta Bisiklet’te ve Bike and Outdoor’da; Ankara’da Delta Bisiklet’te; İzmir’de Motis Bisiklet’te bulunabilir.

www.corratec.de







6) Amoeba:

Tayvan markası. Bisikletin kalbinden geliyor. Yabancı marka olduğu için buraya yazdım ama aslında özellikleri bakımından yerli markalarla kıyaslanması gerekir. Fiyat-performans oranı yerli markalarımız kadar iyidir. Ve aslında kadroları da daha iyidir. Ama desenleri dandik oluyor. :) Desenleri güzel olsa tek geçerim. Türkiye’de tur modeli bulunmuyor. Az sayıda MTB çeşidi oluyor sadece.

İstanbul’da Aslı Bisiklet’te; Ankara’da Erdoğanlar’da; İzmir’de Seda Bisiklet’te bulunabilir.

www.amoebaparts.com







7) Marin:

Pek bilgim yok ama yabancı iyi markalardan biri. İstanbul’da Velespit’te ve Kaçkar’da; Ankara’da SDS’de; İzmir’de Doruk Bisiklet’te ve Seda Bisiklet’te bulunabilir.

www.marinbikes.com







8) Merida:

İstanbul’da Aslı Bisiklet’te ve Kaçkar’da, Ankara’da Erdoğanlar’da; İzmir’de Seda Bisiklet’te bulunabilir. Desenleri benim hoşuma gitmiyor.

www2.merida-bikes.com







9) Cube:

Aslı Bisiklet’in getirmeye başladığı iyi bir marka. Ayrıca İzmir’de Seda Bisiklet’te bulunabilir. Desenleri muhteşem. Çok güzel tur bisikletleri de var ama henüz Türkiye’de yeni başladığı için seçenek az. Daha çok modelinin gelmesi en büyük temennimiz :)

www.cube-bikes.de







10) Giant:

İstanbul’da Kaçkar’da, Ankara’da Erdoğanlar’da bulunabilir.

www.giant-bicycles.com



İYİ YERLİLER


Sedona, Kron veya Geotech gibi yerli markalar kadrolarını Tayvan’da (veya belki de Çin’de, emin değilim) ürettirirler. Ki bu kötü birşey değildir. Tayvan dünyanın bisiklet merkezidir. Pek çok iyi batı firması da aynı yolu seçer. Sonra Türkiye’de o kadroların üzerine shimano gibi setler takarak montaj yaparlar. Yani üzerlerinde pek Türk malı ürün yoktur. Kadroları genelde iyi markalar seviyesinde değildir belki ama yine de pek çoğumuzu ihya edecek düzeydedir. Bu konuda pek sıkıntı yaşayan olduğunu duymadım. Asıl artıları ise donanımda genelde full shimano set kullanmalarıdır.

Aynı durumu ayrıca şöyle ifade edebiliriz: Sedona’nın full Deore donanımlı bir modeli atıyorum 1.200 TL ise; Scott’un benzer donanımlı bir modeli 1.500 TL gibi olabilir. Sizin için soru şudur: Daha iyi bi kadro için bu kadar fazla param var mı? Yoksa o parayı daha iyi bir kadro yerine başka malzemelere mi harcamalıyım?

Fakat bu arada kafama takılan önemli bir nokta var. Tamam, burada yabancı ve yerlileri kıyaslarken kadro kalitesini ve vites-fren gibi donanım modelleri arasındaki farkı göz önünde bulunduruyoruz. Ve ayrıca fiyat tabi. Ama bunların yanında dikkat etmemiz gereken başka önemli noktalar da olabilir. Mesela acaba tüm markalar gidon boyu, pedal kolu boyu gibi detaylarda özenli davranıyorlar mı? Bisikletin genel boyu değiştiğinde gidon boyu gibi bazı detayların da değişmesi gerekir. Ama belki de bazı markalar her boy bisiklete aynı boy gidon kullanıyor olabilirler. Bundan emin değilim ama –uzman olmadığı belli olan- bir Sedona satıcısı gidon boyunun bisiklet boyuna göre değişmediğini söylemişti. Teyit etmek için Trek’e aynı soruyu sorduğumda, Trek modellerinde bisiklet boyuna göre gidon ve başka bazı parçaların da boyunun değiştiğini söylemişti. Ayrıca temel olmayan bazı parçalarda (teller, vidalar, vb) alüminyum olmayan ürünler kullanılıyor olabilir. Bunları düşününce insan kafasının rahat etmesi için gerçekten bu işin en iyileri olan markaları almak istiyor. Diğer tarafta da yerli malını desteklemek konusu var ki, bu aslında her şeyden daha önemli tabi. Bu konuyu araştıracağım ve sonucunu yine buradan paylaşacağım.



1) Sedona:

Türkiye markası. Kadroları Tayvan’da (veya belki de Çin’de, emin değilim) üretilir. Üzerine Shimano setler takılır. Çok tutulan bir marka haline geldi. Fiyat-performans oranı yabancı markalara göre çok iyidir. İstanbu’lda Aslı Bisiklet’te, Kaçkar’da ve Atilla Bisiklet Kliniği’nde; Ankara’da Erdoğanlar’da; İzmir’de Seda Bisiklet’te bulabilirsiniz.

www.sedona.com.tr







2) Kron:

Türkiye markası. Kadroları uzakdoğuda üretilir. Üzerine Shimano setler takılır. İlk çıktığında çok tutuluyordu ama Sedona’nın pazara girmesi ile biraz gözden düştü. Bunun nedeni sanırım kaliteden ziyade estetik. Fiyat-performans oranı yabancı markalara göre çok iyidir. Sirkeci’deki Efor Bisiklet’te, ayrıca Atilla Bisiklet Kliniği’nde bulabilirsiniz.

kronbike.com







3) Geotech:

Türkiye markası. Kadroları uzakdoğuda üretilir. Üzerine Shimano setler takılır. Fiyat-performans oranı yabancı markalara göre çok iyidir. Sedona ve Kron’un bir alternatifi olma çabasında ama modellerin albenisi zayıf kaldığı için henüz bunu başaramadı. Delta Bisiklet’in kendi markasıdır.

www.geotechbikes.com




KÖTÜ YERLİLER

Bunlar öncelikli olarak düşünmemeniz gereken markalardır: Salcano, Bianchi, Ümit, Bisan, vb. Bunları ancak bütçeniz diğerlerine uygun değilse düşünebilirsiniz. Böyle genelleme yapınca haksızlık oluyor gerçi ama detaya girersek de çok uzar. Salcano’nun başlangıç seviyesi için uygun modelleri de vardır mesela. Ama mümkünse bütçeyi biraz artırıp “iyi yerliler” başlığındaki markalara geçebilmek daha iyi olur.




Bianchi almayalım mı yani şimdi?

Evet, maalesef Bianchi pazarın hakimi olarak bizleri kazıklıyor, bu doğru. Hani yabancı otomobil markaları pazara girene kadar Renault ve Fiat bize yıllarca eski teknolojiyi sattılar ya, bu da aynı hesap. Bianchi ilk başta bakılan bazı parçalarda Shimano kullanıyorken, herkesin dikkat etmediği parçalarda (göbek gibi) isimsiz mallar kullanıyor. Aynı fiyata örneğin Sedona’da full shimano donanımlı modeller bulabilirsin. “Özel seri” tabir ettikleri modelleri iyidir ama diğer markalardaki muadillerine göre pahalıdır. Paranız çoksa alabilirsiniz :) Ya da belki tipleri daha çok hoşunuza gider ve bu tip için fazladan 200-300 TL vermek sizin için sorun değildir, o zaman Bianchi’nin özel serisinden alabilirsiniz. Yani “özel seri” dışındakiler kalitesizdir; “özel seri” ise kalitelidir ama diğer markalara göre pahalıdır. Ayrıca kadro boyu seçeneği bildiğim kadarıyla pek olmuyor.



Diğer taraftan dediğim gibi biz de olayı biraz abartıyoruz, çok özentiye kaçıyoruz. İnsan bu camiaya girdi mi bir de bakıyor ki, yok XT komponentler, yok karbon maşalar, yok şu yok bu derken bi süre sonra şaşırıyorsun. Yahu altı üstü iki teker değil mi bu :) Herkes yarışçı sanki maaşallah. Unutmamak gerek ki Türkiye’nin her yerinde her köyünde çocuklar ne idiğü belirsiz ve bakımsız bisikletlerle günün büyük bölümünde dağ-bayır dolaşıyorlar. Yıllarca ööle biniyorlar.



Ben eski Bianchi’m ile daha ilk uzun tur denememde bir günde 160 km yapmıştım, ne bisiklet ne de ben hiçbir sorun yaşamamıştık. Bisiklet arkadaşımındı, eski ve bakımsızdı.

Yani Bianchi kesinlikle alınmaz diye bir şey yok. Şehir içinde kullanacaksanız alabilirsiniz de. Ama uzun turlar yapacaksanız detaylar daha önemli hale geliyor. Bu nedenle turculara Bianchi önermiyorum.



Bu arada belirtmek gerekir ki Bianchi aslında bir İtalyan markasıdır ve İtalya’da üretilen bisikletleri dünyanın en iyi bisikletlerindendir. Bizim bu sayfada bahsettiğimiz Bianchi sadece Türkiye’deki fabrikasında üretilenleri kapsıyor.



Ayrıca aklınızda olsun: 500-600 TL’lik Sedona, Kron veya Amoeba modelleri çoğumuzu ihya eder. Üste çıktığında performans veya dayanıklılıktan ziyade hafiflik elde edilmiş olur sadece. Tabi hafiflik performansı da getirir ama abartmamak gerek, uçurmaz sonuçta. İnsanlar 5% performans artışı için 3-4 kat para veriyorlar. Parası olan versin lafım yok :) ama heves olmaktan çıkıp özentiye dönüşmemesi gerek.



Forumlarda sıklıkla karşılaştığım ve beni düşündüren bir olay var.

Yeni başlayan ve bütçesinin kısıtından bahseden arkadaşlara dahi üst marka/modelleri fazla övüyoruz gibime geliyor. Tamam, elbet artıları vardır ve bunlar hakkında bilgilendirmek güzel. Ama herkesin beklentisinin ve bütçesinin aynı olmadığı gerçeği göz önünde bulundurularak alt modellerin dahi artık pek çoğumuz için tatmin edici seviyede yeterli seviyede olduğu vurgulanmalı diye düşünüyorum.



Sedona 711′in üzerinde bir bisiklet almamın bir tek nedeni vardı. O da amortisörün kilitlenebilir olmasını istememdi. Yoksa 711 ve ayarındaki bisikletlerin pek çoğumuzu ihya edeceğine inanıyorum. (Örnek olarak 711 verdim ama bu bir tur bisikleti değil, MTB)

Share This
Fotoğrafım

Gerçek, susuz yenen bir portakaldır. Charles Bukowski